Deplasman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deplasman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Oca 2011

Yine düstük yollara...

Yüregimizde büyük askinla
kostuk senin icin sokaklara
haykiriyoruz sevdamizi
her nefeste daha da fazla
zaferler senin ruhunda var
HAYDI BASTIR GALATASARAY


Dogdugum gün bile, armanin pesinde...

10 Ağu 2010

Belgrad Deplase

Sicagi sicagina yazdigim belgrad deplasmani nin özeti.. soguyunca tekrar detayli sekilde yazabilirim..

carsamba 23.30 da baslayan yolculugumuz cuma 12.30 gibi son buldu. nihayet varabildim evime canli halde :)

ultrAslan Avrupa tayfasi´ndan 10 kisiydik. 2 araba gittik Belgrad´a.

Tayfamizdan bir arkadasimizin sirp bir arkadasi sagolsun bize cok yardimci oldu, gerek tercümanlik gerekse diger konularda 10 numara davranis gösterdi.

Belgrad polisi bize cok iyi davrandi, mac bitisinde otobana kadar eslik ettiler. Her köse basinda bir polis vardi güzergahimizda. Iyi organize olmuslar. Tabi onlardan ayrilirken el salladik acaba kizmislarmidir ki? :D "5"


Mactan önce UEFA yetkilisi ve Sirbistan Futbol Federasyonundan elemanlar geldi tribünümüze, hal hatir sordular sagolsunlar. Ilk defa karsilastim böyle bi durumla, ilginc geldi. UEFA yetkilisi eski hakemmis, ingiltereden. 1988´de Ali Sami Yen´de mac yönetmis, atmosferi cok begenmis. Galatasaray hakkinda ne bildigini sordugumuzda aaoooo cok sey biliyorum diye siritti. Howard Web´i hatirlattigimizda ise "ben daha iyi hakemim. ben 1 numarayim, Howard Web 2 numara" dedi. Howard Web böyle mi yaziliyo bilmiyorum (dünya kupasi finalini yöneten kel ingiliz hakem).

Maca girerken cakmaklari topladilar. Ama stadin icinde yerlerde kafam kadar taslarin olmasi bu ne perhiz bu ne lahana tursusu dedirtti. Nitekim ortam biraz gerildikten sonra sirplar sagnak tas yagmuruna tuttular bizi. Malesef 1 metre arkamdaki bir amcayi tam burnundan vurdular. Adamcagizin gözlükleri ve burnu paramparca oldu. O dakikadan sonra moralim cok bozuldu. Amca sirpmis ama harbi cok üzüldüm. Elemanlar bide gol atmis gibi seviniyodu bu duruma.

Cevabimizi her golden sonra tellere kosarak verdik, daha cok cildirdilar.

Tribün olarak 10 kisiyle koca stadi bastirmayi düsünmedik haliyle. Sirplarin sustugu anda sert seyler girmeye calistik "her zaman her yerde en büyük cimbom", "rerererarara" gibi.. Televizyona ne kadar yansidi bilmyiorum. Topicte hic bahsi gecmedigine göre hic gelmedi demek, saglik olsun.


En cok canimi sikan konu da topcularin gollerden sonra bir kere bize dönüp bakmamalari. Onlardan daha uzun yoldan gelmisiz sirf arma yalniz kalmasin diye. Ama 5 oluruz ama 10 ama 100 ama 20.000. Gol attiktan sonra bi reklam panolarini gec, bi gel bi selamla arkadas ya. Hadi onu gectim bi bize dön bak.. Sag kösede ne güzel yaziyo "güzel futbolcu" golden sonra tribüne kosandir diye, ne kadar da dogru..

Belgrad´i sehir olarak begendim. Her kösesinde canlilik var. Sokak calismalari, binalar, trafik, sokak köpekleri. Istanbul´u baya andiriyo. Ortak kanimiz bu oldu.


"biz geliriz her macina fizanda olsa da"

18 Ara 2009

Anasinin gözü be!

Graz macini yazacagim daha. Hele bir iki gün dinlenelim. Dayak yemis gibiyim. Heryerim agiriyo.

Konumuz yeni rakip. Atletic Madrid. Daha uzak yer cekemediniz degil mi? Kuralar cekilir cekilmez direk Internette benim gibi haritaya bakan kardeslerime selam olsun. Biliyorum cogunuz baktiniz :)

Abicim ben su asagida görmüs oldugunuz yesil cizgiyi cekerken bile yoruldum be. Sanirim tek gidis 25 küsür saat sürer burdan. Bordeaux 20 saat düsünün artik. Bordeaux sol tarafta deniz kiyisinda duruyo. Megersem Bordeaux yakinmis da bizim haberimiz yokmus :)

Bir de ilginc bir sey. Haritayi cizerken dikkatimi cekti. Ya Barcelona üzerinden gidebiliriz, ya da Touluse üzerinden. Ortada yol yok sanki, yada ben göremedim.


Bakalim bu maca gidebilecek miyiz? Gidersek nasil gidicez? Nasil dönücez?



25 Haz 2009

Deplasman´lari özlemek..

Galatasaray´imizin maci vardir, hepimizi bir heyecan sarar. Baslariz internet üzerinden, telefonlarla maci konusmaya "olum NRW 2 otobüs, BW 1 otobüs, Hollanda 1 otobüs geliyo. bu sefer cok pis olcak" vs. vs., gerekli tribünsel malzemeler hazirlanir (konfetisi, boyasi, pankarti, carsafi, her ne boksa artik) ve beklenirrrr. O beklemek yok mu o beklemek. Vakit gecmek bilmez, geceleri uyunmaz. Hep hayal kurarsin. Misal Hamburg ile mi oynuyoruz? O stadi bir resminden yola cikarak hayal edersin akustigi, cikacak olan sesi. Zaman gecer..


Sabahin köründe bulusma ayarlanmistir tren istasyonunda (münih yada freising). Sabahin köründe herhangi bir is icin kaldirmaya calisin beni cok agresif ve sinirli olurum. Mac günleri zaten uyuyamiyorum, o heycan o sevinc anlatilmaz. Her neyse efendim arkadaslarla yavas yavas bulusulur. Kemik kadro: Fatih, Seyfo, Eren´dir. Kardesimiz Alper ve Yunus da eklendi aramiza gerci, sagolsunlar artik sklen sayisi 5 oldu. =)


Tren yolculugumuz vardir burdan Nürnberg´e, Bayern tayfasinin cogunlugu orda cünkü, ve genelde gidilecek yolun üzerinde zaten. O tren yolculugu´nun uzunlugu bizim sayimiza göre degisir her zaman. Eger kalabaliksak kisa gelir, cünkü sohbet güzeldir (dimi Seyfooo). Yok eger az kisiysek, mesela 2. O zaman koyuyo hafiften, bazen de uyunur bu tip durumlarda. Yolculuk 1.5 saat ama, normalde.

Nürnberg´e varilir, heycan sarar bünyeyi, sevilenler ile bulusulur. Kader arkadaslari ile. Nürnberg istasyonu´nun ana girisi bulusma yerimizdir her zaman. Gec gelen 5 Euro ödemek zorundadir. Yetismek icin kasilir, yetisilir. Otobüs´ü beklemeye baslariz hepbirlikte. Ayak üstü güzel sohbet döner, ac olan varsa Burger´a gidilir ("Sami Yen´in orda da Burger var aga, siktir edin simdi MC´Donalds´i"). Hangi tayfalar geliyo anlatilir, kimler eksik tespit edilir.

Otobüs gelmistir. Otobüs bizim icin macin baslama düdügüdür genelde. Herkes begendigi yeri secer özenle, son ihtiyaclar giderilir ve yola cikilir. Nedense ilk saatler/dakikalar bagirilmaz. Kim neyden utanir bilinmez ama bu böyledir ama olsun öyle oldugundan beri yenilmiyoruz avrupada. "Aga bana bi Efes daha versene" ile birlikte biri girer "bu sene´de sampiyonluklaaaaaaaaaaaar". Dayanilmaz, dayanamaz kimse buna ve besteye hep bir agizdan giris olur. Gerisi gelir, susulmaz. (Sesi fazla yormayacak sekilde sürer bu macin olacagi sehre kadar).


Mac´ta hayvan gibi bagirilir(kendi tayfam adina konusuyorum ;) ) ve mac bitmistir. Otobüs´e binen ihtiyacini paylasma geregi duyar.

"Susadim lan su yok mu?"
"Aga basim agriyo"
"Mayk bisey yiyelim ya"
"Fena sicacagim var"
"Offfffff eve gidip, bi dus alip uyumak istiyorum a.k"

En büyük cile baslar, dönüs yolculugu. O nasil izdiraptir, nasil ciledir allahim??? Hele hele Ali ayakkabisini cikarmaz mi? Otobüste yasamaya calisan son gaziler de sehitlik mertebesine ulasir, o derece. Ali bidaha cikarma ayakkabini!! Neyse...

Istisnasiz herkesin sesi kisiktir ama yine de güzel sohbet döner. Suan tam olarak hatirlayamadigim bir sohbet var, fena gülmüstüm. Tüm yolculuk boyunca. (Ali-Aykan-Nonda-Maldini) Bunlarla ilgili bir hikaye ama birisi hatirlatmali, hatirlattiklarinda siz degerli okuyucularimla da paylasacagim.


Otobüste sadece Bayern var ise Nürnberg´e kadar uyunur, yenir, icilir, sicilir. Normaldir. Fakat baska tayfalar da varsa (bknz. Bordeaux otobüsü) fena halde geyik döner. Tabi yaratici Bayern tayfasi her zaman bir gömlek üstündür diger arkadaslarimizdan =) Isin sakasi tabi hepsini seviyoruz, cünkü hepimiz BIR TAYFAYIZ!

"ayva cicek acmis, yaz mi gelecek, BW Bavyera´ya nasil geleceeeeek"

"bavyera mesgul, ebenizi zikio"

ve böle sürer.



Nürnberg´e geldigimizde Nürnberg´li canlarimiz evlerine ayrilirlar. Buradan Memo´ya ekstradan bir tesekkür ediyorum Münih´liler adina!!! Bizi birakmayip yanimizda kaldi sabaha kadar. Biz istemedik ondan böyle bisey ama sagolsun Mehmet´im birakmadi bizi. Gerci gitse bile koymuyo bize artik. Alistik Nürnberg Tren istasyonu´nda demir koltuklarin üstünde yatmaya. Orada uyumanin yasak oldugunu da aci bir sekilde ögrendik. Görevlinin biri gelip dürtükledi "burada uyumak yasak" diye. O an hepimiz düsündük "anani sikeyim almanya" diye. Burasi böle napalim =)

Nürnberg-Münih trenleri en erken saat 8-9 gibi baslar, o yüzden bekliyoruz her seferinde. Nürnberg´deki istasyonu da ezberledik haliyle, her kösesini biliyoruz.


Tren gelir ve eve dönülür. Eve girince bir sevinc bir mutluluk dolar insanin vücuduna. Ayakkabini cikardiginda bir daha giymeyecegine yemin edersin. Ardindan dus zevki ve uyku. Hayatinin en tatli uykusu...

Dus yapmadan önce baska bir zevk daha var aslinda ama simdi ondan bahsetmeyelim, blog´un amacina uygun degil (amaci neyse artik??).


Uyandiginizda ilk is genelde Internet´ e bakmak olur resim ve video var mi acep diye.

Sonra hayat normale döner ve 2 gün sonra özlemeye baslarsiniz arkadaslarinizi ve o güzel deplasmanlari. Son deplasman´dan uzun bir süre gecti ve ben cok özledim, belki de o yüzden yazma geregi duydum. Sürcü lisan ettiysek affola.


BÜYÜKSÜN BE GALATASARAY, SEN OLMASAN TÜM BU GÜZELLIKLER OLMAZDI, TÜM BU GÜZEL INSANLARI TANIMAZDIM BILE!!!



Saygilar.