Mac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mar 2011

Yok böyle bir hafta sonu!

Efendim söyle ki; bugün günlerden persembe akrep 23 ü yelkovan ise 33 ü gösteriyo. Idmandan ciktim kulüpte bir iki bira cektim keyfim yerinde.

Yarin cuma. 12 de isten cikip bi is arkadasimla bi takim arkadasimi alip bize gelcez. Gelirken bira falan aliriz. Fifa 11 oynucaz. Aksam 5-6 gibi 2 takim arkadasi daha gelcek bize. Demlenip münihe akicaz. 3-4 haftadir noel yemegi ayarliyorum, nihayet mutlu sona geliyoruz. 2010´daki noel yemegi iptal oldu kötü hava sartlari nedeniyle. Is yeri bize 25 € hediye ediyo, bu para´dan faydalanmak istedik haliyle. Meslektaslarima secenekler sundum, demokratik bir sekilde Sausalitos denen bir barda yiyip icmeye karar verdik (cok sasirtici :) ) Tüm organizeyi üstlendigimden daha bi mutluyum. Üstüne üstlük yarin almanlarin "mannschaftsabend" dedikleri olay var. Yani takim halinde gece alemine akicaz. Hem agir hazirlik döneminin yorgunlugunu atmak icin, hem de yeni gelen arkadaslarin ve takimin daha iyi kaynasmasi icin. Peki gece nerde basliyo? Dogru bildiniz, Sausalitos!! :))))

Meslektaslarim bir masada, takim arkadaslarim bir masada. Orada ictikten sonra devami da gelir nasil olsa.

Cumartesi Nürberg´deyim. Aykut abinin dügününde. Bavyera tayfasi olarak orada olacagiz. Aykut abiye mutluluklar diliyorum burada bu vesileyle. Yüzüne de dicem tabiii.

Pazar günü ise Köln´e ENGELSIZ ASLANLARIMIZI desteklemeye gidicez. Turnuva aslinda cuma´dan pazar´a kadar. Ama biz onlarla mezara gideriz orasi ayri. Tüm engelleri asarak yüreklerini ortaya koyuyolar sanli arma icin! Bazilarina örnek olurlar insallah!

Hafta sonu yogun ve cok güzel gececek. Degmeyin keyfime ulaaaaaaaaaaaan!

2 Oca 2010

Biz demistik...

Daha önce buraya mac hakkinda bilgi yazmistim. Baden Würtemberg, yani BW tayfasi ile Bavyera arasinda gececekti mac. Mac oynandi, hatta üzerinden 1 hafta bile gecti. Ama BW travmayi atlatamamistir eminim :) Zira maci bavyera tayfasi 21-14 gibi ezici bir skorla almayi basardi. Macin hicbir aninda kontrolü elden birakmayan bavyera tayfasi, skorun erimesine her seferinde engel oldu ve mac ilk 15 dakikadan itibaren sürekli bavyera´nin 4-5 skor önde olmasi ile gecti. Tek istisna macin ilk golünün BW tayfasindan gelmesiydi. Onda da bavyera´nin kalecisi ferid sicip bok yazdi resmen. Rakip forvetin veremli osurugu gibi giden topunu eline alayim derken icine aldi.


Zaman zaman sert mücadelelerin yasandigi macta sakatliklar da gözden kacmadi. Bavyera´nin beton defansi Ali´nin 8 kere dizi döndü 2 kere capraz baglari yirtildi. Ama "Bavyera Ruhu!" diye bagiran Ali takimini sahada yalniz birakmadi. Nitekim de kimseye gecit vermedi. 14 gol yemisiz, bide verseydi nolcakti merak konusu.

Bir baska sakatlik da Bavyera´nin dünya starini buldu. Eren Bircan, nami diger Milan Baros Eren macin ilk dakikalarinda 3 kisi tarafindan reklam panolarina yapistirildi. Elini burkan Eren hala su yaziyi yazarken sorun yasiyo. Dilegimiz en kisa sürede iyilesmesi.

Iste Sampiyon Kadro!



Ayaktakiler: Teknik Direktörümüz Sinan Öztürk, Beton Ali, Kova Ferid, Süperstar Eren, Süperstar Deniz, Ego Hasan, Duvar Kagan, Genc Enes, Rüzgar Ismail
Oturanlar: Karsiyakali Fehan, Büyük Kaptan Basar, Adanali Mehmet, Pilot Yunus, Pilavboy Fatih

Isminiz tarihe altin harflerle yazildi cocuklar!




Bu da BW ile Bavyera tayfalarinin ortak resmi. BW icin umut dolu, Bavyera icin rahat anlar.

21-14

25 Ara 2009

Devlerin Kapismasi! Bayvera Tayfasi - BW Tayfasi!

Yer: Laola Fußball Center Erlangen
Tarih: 25.12.2009 Cumartesi
Saat: 19:00-20:30

Iki kardes bölgenin kiyasiya mücadelesi.


Mac icin resmi aciklama bu yönde. Ama bakmayin kardes mardes ayaklarina. Düsmanlik had safada. Gerek Bayvera tarafi olsun, gerekse karsi takim olsun (isimlerini anmak istemiyorum) fena bileniyo bu maca. Lakin biz onlari istasyonda yumurtalar ile bekliyo olacagiz. Trenlerine yumurta aticaz. "Welcome to the hell" pankarti hazir, mesaleler, sis bombalari girla. Raylara kacmazlarsa mevzu cikabilir ama kacacaklarindan eminiz. Otobüste bile geri vites yaptilar --> R. Biz BAVYE A TAYFASIYIZ HERKES AYIK OLSUN! not: BAVYE A yazdim, yanlis yok bunda. Cünkü bizde R yok ;)


Inaniyorum ki mac öncesi kuracagimiz baski bize galibiyeti getiricektir. Yani bu maci masa basinda biz kazanicaz. Onlarin zayif noktalarini biliyoruz. Masaya bi büyük koyariz ki basimizda bi büyük bulunsun. BW de alkole dayanamaz, icerler. Macta da maymuna ceviririz.

Ev sahibiyiz olacak o kadar.


Mac öncesiyle, Maciyla, Mac sonuyla harika bir gün geciricek güney almanya. Herkesi bu mutlu günümüzde yanimizda görmekten mutluluk duyariz. Saat 12 de burdan bulusup yola cikacagiz. Saat 13.15 gibi Nürnberg de oluruz. Cehennemi yasatacagiz BW´ye, BEKLIYORUZ!!!


Bu mac kacmaz, canli canli görmek isteyenler buyursunlar misafirimiz olsunlar. Herkese kapimiz aciktir. Gelemeyenler ise Digitürk 655. kanaldan canli izleyebilirler. Baslama saati tsi 20.00.






Saygilar

2 Kas 2009

1860 Münih - Schalke 04 Genis Tribün Özeti

Daha önce de demistim uzun uzun yazarim diye. Zamanim yoktu yazamadim. Haaa simdi de cok yok aslinda ama okuyucular sabirsiz ne yapayim yani? Mail bombardimanina tuttular son 4-5 gündür. Kiramadim sizleri yavru kuslarim.

Evet, eski bir sinif arkadasim cagirdi beni bu maca, kendisi fanatik Schalke 04´lü. Hatta ayni siniftayken beraber diskoya gitmistik, o tribüncü ben tribüncü. Hafif alkol de karisinca isin icine nasil bir ikili olustugunu düsünün. O almanca bagiriyodu ben türkce, o Schalke diyodu ben Cimbom. Baya eglenmistik beraber. Simdi ise ayni takimda oynuyoruz, o uzun süredir sakat. Bir gün idmanda geldi ve bana "Eren bu maca gelmelisin, 1860 münihle oynuyoruz" dedi. Ben de zaten Schalke sempatizani olarak dünden raziydim diyebilirim. Kabul ettim.


Mac günü geldiginde heycan falan hic yoktu, haliyle. Galatasaray ile kiyaslamak salaklik olur zaten. Günler öncesinden uykusuz geceler, tribünü hayal etmeler. Özledigimiz arkadaslarla yapacagimiz geyikleri düsünmeler falan. Neyini düsünelim anasini satayim? Kimseyi ne taniyoruz ne de tribünleri hakkinda en ufak bir bilgimiz var. Bildigimiz tek tük tezahüratlar haricinde. Bir de tek türk olmanin slklntlsl vardi icimde. Besiktasli bir arkadasi, Burak´i cagirdim. Kirmadi sagolsun o da geldi benimle.


Freising tren istasyonunda bulusup koyulduk yola. Benim biletim hazirdi zira takim arkadasim ayarlamisti. Burak´ta bilet yoktu ama bilet´in sorun olmayacagi söyleniyodu. Biz de sallana sallana gittik, sanirim saat 17.30 gibi ciktik yola, az yaniliyo da olabilirim. Ama o civardi sanirim. Yol uzak degil tabi. Arabayla 20-25 dakikada Alianz Arena´ya variyoruz bizim buradan. Önce arabayi park ettik sonra merdivenlerden Stad önüne ciktik. Stad 1860´in oynadigi zamanlarki klasik rengine bürünmüstü. Acik mavi parliyodu uzay mekigi gibi. Tamam cok marjinal bisey ama ben begenmiyorum pek. Benim takimimin böyle dis görünüse sahip stadi olsun istemezdim sanirsam. Lastik gibi serefsizim.


Gelelim almanlarin tribün kültürüne. Türk tribün kültürü siyah ise almanlarinki beyaz arkadas, fark cooooooooook. Stad önünde bir kere ayrim falan yok. 1860´lilar ile Schalke´liler ayni yerde, stad önü ise meydan muharrebesine cok müsait. Düsünüyorum söyle, Galatasaray - Bursa veyahut Eskisehir - Fenerbahce, yada Besiktas - Göztepe. Hani ilk bakildiginda cok problemli olan tribünler degil, ayni Schalke ile 1860 Münih gibi. Ama illa bir olay patlak verirdi abi. En gec az sonra anlatacagim seylerden sonra cikardi zaten olaylar.


Sorun olmaz denen Bilet icin yeminle en az 20-30 dakika kuyruk bekledik. 16 liralik biletlerden kalmayinca Burak´a 28 lira olanlardan almak zorunda kaldik. Sonuc olarak yine 16 liralik tribündeydik ikimiz de. Yazik oldu paraciklara ama neyse. Bileti aldik, zaten o ara benim arkadaslar da geldiler. 5-6 kisi takiliyolarmis Münih sehir icinde, icmisler sanirim. Münferit takilmak gelenek mi yoksa ilk defa mi böyle yapiyolar bilmiyorum. Ama sanirim hep böyle. Bizde tayfa ile hareket edilir, toplu sekilde takiliriz genelde. Cünkü mactan önce icip bagirmak adettendir, güzeldir, vazgecilmezdir. Bagirmayi seviyoruz biz, onlar sevmiyolar.


Bu kaniya nerde mi vardim? Giselerde beklerken. Zaten kimin eli kimin cebinde belli degildi. H er iki takimin da rengi mavi anasini satayim. Kim düsman kim dost cözmek zor. En cok biz kötü hissettik kendimizi. Zira bende Galatasaray atkisi, Burakta ise Besiktas atkisi vardi. ultrAslan Avrupa´nin stada girdiginde yaptigi klasik "sssss, sssssssssss, sssssss, sss, ssss" sekli ile ziplamaya calistim. Tek ziplayan bendim, kimse iplemedi tabi. Tip tip bakanlar disinda. Arkadan siraya giren bir kac 1860´li bagirdi biraz, Schalke´li dosltar hic tepki falan vermedi. En cok bizim gücümüze gitti. Bizim girdigimiz Tribün sonucta! Sanirim bu da mantalite farki! "Niye bagirmiyosunuz?" diye sordugumda. "Macta bagirdigimiz yeter" dediler. Kahin olsaydim siktir git yavsak derdim orda ona, macta cok bagiriyosunuz sanki, göt. Neyse.

Dikkatimi ceken bir baska olay ise Almanlarin hayvansi, oha denilecek boy ortalamalari. Arkadas bizim tribünde 1.82 ile en büyüklerdenim. Milletin kelini görüyorum serefsizim. Kendimi cüce hissettim resmen. Ne önümü görüyodum ne arkami. Sanirim boy ortalamalari 1.95 falan. Kavga oldugunda da iyi kacarlar uzun bacaklarla, orasi ayri mevzu ;)

Allianz Arena sözüm ona dünyanin en modern 5 stadindan birisi. Geciniz efendim. Gisede bile bekledik en az 20 dakika. Kontrol vasatti, türkiyede böyle olsa 80bin kisilik stada 120 bin kisi girmezse adiyim, önemli maclarda tabi. Ister cift turnike yap ister biletini girdikten sonra asagiya at. Yani Türk olarak direk düsündügümüz sey buydu. "Buraya bedava nasil girilir?"


Tribünde ilk yari vasatin altindaydik Schalke 04 olarak. Ikinci yarida daha güzeldi. Hatta bir ara costuk Burak ile ikimiz. Türk tribünlerine özgü "heeeeeeeeeeeey" diye giris yaptik besteye. Allah carpsin ki 1 dk. gecmeden gol geldi. Golden sonra yan tarafa parmak gösterip kafa kesme isareti yaptik. O kadar da olacak degil mi? Burak ikinci yari maci birakti yaninda dikilen 30-35 yaslarindaki hatuna sarmaya basladi. Mac sonunda kizin sevgilisine yazdigi mesaji görünce hayalleri suya düsse de o kadarlik muhabbet yeter Burak´a. Takma kardesim "SANA KIZ MI YOK" (klasik mode on)

Hosuma giden beste de vardi, simdi size yazsam bir bok anlamazsiniz. O yüzden yazacagim. Anlamayin :)

"Gelsenkirchen Schalke 1904, für deine farben leben und sterben wir. Du bist das was uns am leben hält, Schalke ist das geilste auf der ganzen Welt"


Bir de kulaklarima inanamadigim bir besteleri vardi. Sonunda "Schade das man dich nicht ficken kann" diye bagiriyolardi. Zaten o dumur ile bestenin diger taraflarini hic dinleyemedim, yalan yok. Zira o bölümde söyle diyolar "Seni s...kememek cok üzücü" (kendi takimi icin cinsel icerikli beste, ama nefretten degil asktan. cinselligi güzel bisey olarak yorumluyolar. cok ilgincime gitti sayin seyirciler. bizde olsa kiyamet kopar. allah koruusn zaten öyle besteden) Türk tribünlerinden irak ola, yada Galatasaray tribünlerinden diyelim. Diger tribünlerde görsem pis dassak gecerdim eheheüheühe.


Almanlar bagirmak yerine sarki gibi söylemeyi yegliyolar. Tek koltukta 2 kisi yada 3 kisi durma kültürü yok. Herkesin yeterince yeri var. Belli basli insanlar sürekli bagiriyolar, digerleri canlari istediginde katiliyo. Sette 2-3 kisi var, ikisini simdi yolda görsem hatirlarim. Kafaya tokmak atma olayi yok. Galatasaray atkimla girdim ama kimse "gik" demedi. Ya anladilar tehlikeli oldugumu ve tirstilar, yada bosver kendi halinde takilsin dediler. Ama bazi Schalkelilerden cok bagirdim lan valla, utansin pezevenkler. Mactan sonra sesim gitmedi, anladim ki ben Galatasaray maclarinda bagirmiyorum arkadas. Resmen bögürüyorum. Nitekim ilk yarida ses mes kalmiyo, Cimbomuma can feda hic pisman degilim. Ama Schalke icin bagirirken kendimden azcik utandim. Bunlar kim lan dedim icimden.


Halil Altintop top kaybettigi zamanlar küfür ettim, duymadi ama beni. Mac bitince direk cikmadik, tayfalarinin dagilmasini bekledik. Cikanlar Galatasaray atkisina baktilar öküz gibi, bir allahin kulu sormadi ne bu diye. Atki alamadim en cok yandigim nokta da o oldu. Cikista bagirma kültürü de yok almanlarda. Sanirim aramizdaki en büyük fark bu. Bizde maclar cok daha uzun sürüyo, almanlarda ise 90 dakikadan ibaret.


Genel olarak baktigimizda bu mactaki Schalke tribünü ultrAslan Avrupa´nin eline su dökemez. Neden ultrAslan Avrupa diyorum? Cünkü icinde aktif olarak bulundugum ve iliklerine kadar tanidigim kendi grubum oldugu icin. Digerlerini pek tanimiyorum, beni baglamaz da.


Gerci mac carsamba gecesi oynandi, hafta ici olmasina ragmen baya kalabalikti. Deplasman tribünü fulldü hatta. O bakimdan tebrik´i hak ediyo Schalke taraftari.


Böylece bir mac daha bitmis oldu bizim icin. Dönüs yolunda kaide alinacak bir mevzu yoktu cünkü.


Saygilar

25 Haz 2009

Deplasman´lari özlemek..

Galatasaray´imizin maci vardir, hepimizi bir heyecan sarar. Baslariz internet üzerinden, telefonlarla maci konusmaya "olum NRW 2 otobüs, BW 1 otobüs, Hollanda 1 otobüs geliyo. bu sefer cok pis olcak" vs. vs., gerekli tribünsel malzemeler hazirlanir (konfetisi, boyasi, pankarti, carsafi, her ne boksa artik) ve beklenirrrr. O beklemek yok mu o beklemek. Vakit gecmek bilmez, geceleri uyunmaz. Hep hayal kurarsin. Misal Hamburg ile mi oynuyoruz? O stadi bir resminden yola cikarak hayal edersin akustigi, cikacak olan sesi. Zaman gecer..


Sabahin köründe bulusma ayarlanmistir tren istasyonunda (münih yada freising). Sabahin köründe herhangi bir is icin kaldirmaya calisin beni cok agresif ve sinirli olurum. Mac günleri zaten uyuyamiyorum, o heycan o sevinc anlatilmaz. Her neyse efendim arkadaslarla yavas yavas bulusulur. Kemik kadro: Fatih, Seyfo, Eren´dir. Kardesimiz Alper ve Yunus da eklendi aramiza gerci, sagolsunlar artik sklen sayisi 5 oldu. =)


Tren yolculugumuz vardir burdan Nürnberg´e, Bayern tayfasinin cogunlugu orda cünkü, ve genelde gidilecek yolun üzerinde zaten. O tren yolculugu´nun uzunlugu bizim sayimiza göre degisir her zaman. Eger kalabaliksak kisa gelir, cünkü sohbet güzeldir (dimi Seyfooo). Yok eger az kisiysek, mesela 2. O zaman koyuyo hafiften, bazen de uyunur bu tip durumlarda. Yolculuk 1.5 saat ama, normalde.

Nürnberg´e varilir, heycan sarar bünyeyi, sevilenler ile bulusulur. Kader arkadaslari ile. Nürnberg istasyonu´nun ana girisi bulusma yerimizdir her zaman. Gec gelen 5 Euro ödemek zorundadir. Yetismek icin kasilir, yetisilir. Otobüs´ü beklemeye baslariz hepbirlikte. Ayak üstü güzel sohbet döner, ac olan varsa Burger´a gidilir ("Sami Yen´in orda da Burger var aga, siktir edin simdi MC´Donalds´i"). Hangi tayfalar geliyo anlatilir, kimler eksik tespit edilir.

Otobüs gelmistir. Otobüs bizim icin macin baslama düdügüdür genelde. Herkes begendigi yeri secer özenle, son ihtiyaclar giderilir ve yola cikilir. Nedense ilk saatler/dakikalar bagirilmaz. Kim neyden utanir bilinmez ama bu böyledir ama olsun öyle oldugundan beri yenilmiyoruz avrupada. "Aga bana bi Efes daha versene" ile birlikte biri girer "bu sene´de sampiyonluklaaaaaaaaaaaar". Dayanilmaz, dayanamaz kimse buna ve besteye hep bir agizdan giris olur. Gerisi gelir, susulmaz. (Sesi fazla yormayacak sekilde sürer bu macin olacagi sehre kadar).


Mac´ta hayvan gibi bagirilir(kendi tayfam adina konusuyorum ;) ) ve mac bitmistir. Otobüs´e binen ihtiyacini paylasma geregi duyar.

"Susadim lan su yok mu?"
"Aga basim agriyo"
"Mayk bisey yiyelim ya"
"Fena sicacagim var"
"Offfffff eve gidip, bi dus alip uyumak istiyorum a.k"

En büyük cile baslar, dönüs yolculugu. O nasil izdiraptir, nasil ciledir allahim??? Hele hele Ali ayakkabisini cikarmaz mi? Otobüste yasamaya calisan son gaziler de sehitlik mertebesine ulasir, o derece. Ali bidaha cikarma ayakkabini!! Neyse...

Istisnasiz herkesin sesi kisiktir ama yine de güzel sohbet döner. Suan tam olarak hatirlayamadigim bir sohbet var, fena gülmüstüm. Tüm yolculuk boyunca. (Ali-Aykan-Nonda-Maldini) Bunlarla ilgili bir hikaye ama birisi hatirlatmali, hatirlattiklarinda siz degerli okuyucularimla da paylasacagim.


Otobüste sadece Bayern var ise Nürnberg´e kadar uyunur, yenir, icilir, sicilir. Normaldir. Fakat baska tayfalar da varsa (bknz. Bordeaux otobüsü) fena halde geyik döner. Tabi yaratici Bayern tayfasi her zaman bir gömlek üstündür diger arkadaslarimizdan =) Isin sakasi tabi hepsini seviyoruz, cünkü hepimiz BIR TAYFAYIZ!

"ayva cicek acmis, yaz mi gelecek, BW Bavyera´ya nasil geleceeeeek"

"bavyera mesgul, ebenizi zikio"

ve böle sürer.



Nürnberg´e geldigimizde Nürnberg´li canlarimiz evlerine ayrilirlar. Buradan Memo´ya ekstradan bir tesekkür ediyorum Münih´liler adina!!! Bizi birakmayip yanimizda kaldi sabaha kadar. Biz istemedik ondan böyle bisey ama sagolsun Mehmet´im birakmadi bizi. Gerci gitse bile koymuyo bize artik. Alistik Nürnberg Tren istasyonu´nda demir koltuklarin üstünde yatmaya. Orada uyumanin yasak oldugunu da aci bir sekilde ögrendik. Görevlinin biri gelip dürtükledi "burada uyumak yasak" diye. O an hepimiz düsündük "anani sikeyim almanya" diye. Burasi böle napalim =)

Nürnberg-Münih trenleri en erken saat 8-9 gibi baslar, o yüzden bekliyoruz her seferinde. Nürnberg´deki istasyonu da ezberledik haliyle, her kösesini biliyoruz.


Tren gelir ve eve dönülür. Eve girince bir sevinc bir mutluluk dolar insanin vücuduna. Ayakkabini cikardiginda bir daha giymeyecegine yemin edersin. Ardindan dus zevki ve uyku. Hayatinin en tatli uykusu...

Dus yapmadan önce baska bir zevk daha var aslinda ama simdi ondan bahsetmeyelim, blog´un amacina uygun degil (amaci neyse artik??).


Uyandiginizda ilk is genelde Internet´ e bakmak olur resim ve video var mi acep diye.

Sonra hayat normale döner ve 2 gün sonra özlemeye baslarsiniz arkadaslarinizi ve o güzel deplasmanlari. Son deplasman´dan uzun bir süre gecti ve ben cok özledim, belki de o yüzden yazma geregi duydum. Sürcü lisan ettiysek affola.


BÜYÜKSÜN BE GALATASARAY, SEN OLMASAN TÜM BU GÜZELLIKLER OLMAZDI, TÜM BU GÜZEL INSANLARI TANIMAZDIM BILE!!!



Saygilar.